#blog#akademi #usmed

Beklentileri Ayarlama Enstitüsü Olarak Sosyal Medya ve Genç İşsizliği

Geçenlerde TEPAV’ın yayınladığı “Y ve Z Kuşakları Akıllı Telefonlarını Ellerinden Bırakıp Ağır Sanayide Çalışırlar mı?” adlı bir rapor okudum. Günümüzde pek çok ülkenin karşı karşıya kaldığı önemli bir sorun olan genç işsizliğine dair ilgi çekici tespitlerde bulunulmuş. Rapora göre iş arayan gençler daha çok hizmet sektörünü tercih ederken sanayi sektörünü ise pek tercih etmemektedirler. Bunun doğal karşılanabilecek pek çok nedeni mevut olsa da bu nedenler arasında en önemlisi genç kuşakların hayattan yüksek beklentilere sahip olmalarıdır. Diğer taraftan gençlerin yüksek beklenti düzeylerinin sahip oldukları yetenek düzeylerinin yüksekliği ile desteklenip desteklenmediği ayrı bir tartışma konusu doğurmaktadır. Manpower Group’un 43 farklı ülkeden işverenler üzerinden gerçekleştirdiği Yetenek Açığı Anketi’ne göre Türkiye’nin de aralarında bulunduğu pek çok ülkede yetenek açığı problemi yaşanmaktadır.

Buradan hareketle genç işsizliği istatistiklerini sosyal medya kullanımı ile birlikte düşünmenin faydalı olacağı kanaatine ulaştım. Sosyal medya günümüzde insanların başkalarının hayatını kendi hayatları ile kıyaslamasına imkan veren muazzam bir ortamdır. Ayrıca en çok sosyal medya kullanan yaş grubunun 18-24 yaş grubu olduğu düşünüldüğünde sosyal medya üzerinden akran baskısının gençlerin beklenti oluşumunda etkili olması kaçınılmaz hale gelmektedir.

Aşağıdaki grafikte dikey eksende sosyal medya kullanımı (günlük) yatay eksende ise genç işsizliğin toplam işsizlik içindeki payı yer almaktadır.

Sosyal medya kullanım verileri wearesocial.com dan; Genç işsizliğine ilişkin veriler Uluslararası Çalışma Örgütü’nden (International Labor Organization -ILO) temin edilmiştir.

 

Grafikte genç işsizliğin yüksek olduğu ülkelerde sosyal medya kullanımının da yüksek olması dikkat çekmektedir. Türkiye hem genç işsizliği hem de sosyal medya kullanımı açısından ortalamanın üstünde yer almaktadır. Sadece bu grafiğe bakarak işsiz gençlerin daha çok sosyal medya kullandığı gibi bir sonuca varmak mümkün değildir. Genç işsizlerde yoğun sosyal medya kullanımının iş beğenmeme ve dolayısıyla işsiz kalma süresi üzerine etkileri olup olmadığı ancak saha araştırmaları ile ortaya konabilir. Diğer taraftan genç işsizliğinin ardında pek çok yapısal sorunun yattığı bilinmektedir. Ancak şu bir gerçektir ki günümüzde öncüllerine göre birbirini daha fazla kıyaslayan ve çevresiyle yüksek etkileşim içerisinde olması nedeniyle daha fazla statü endişesi yaşayan genç kuşaklara sahibiz. Bu nedenle konuyla ilgili mikro ölçekte yeni araştırmalar yapmanın gereği doğmaktadır. Yapılacak araştırmaların sonuçlarına göre gençlerin beklentilerini şekillendirme ve farklı meslek gruplarının imajlarının düzeltilmesi gibi konularda politikalar geliştirmek daha sağlıklı olacaktır.

 

 

2 Comments

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir