#blog#akademi #usmed

Dijitalleşme Daha Mı Çok Çalıştırıyor?

Dijitalleşme etrafımızı kuşattıkça işlerimiz kolaylaşıyor. Her an online olabiliyoruz, bütün gelişmeleri yakından takip edebiliyor; istediğimiz kişilere anında bildirim gönderebiliyoruz. Böylece işlerimizi daha sıkı takip edip müşteriyi her an “şarz” edebiliyoruz.

Bütün gelişmelerin ışığında teknolojik gelişmelerin iki farklı kategorisi var gibi gözüküyor. Biri insanlığın yararına kolaylaştırıcı keşifler, diğerleri ise bilimsel meraktan gelen keşifler. Bilimsel merak sonucunda oluşan çıktılar da bir yönüyle er ya da geç insanlığın yararına faydalar üretiyor. Dolayısıyla teknoloji, insanlığın yararı ve alt kavram olarak “kolaylaştırıcı” misyonu olan bir olgu diyebiliriz.

Peki teknoloji veya bilimsel ilerleme her zaman insanlığın yararına mı?

O klasik soru akla geliyor hemen.

“Atom parçalandı ve atom bombası yapıldı, milyonlarca insan öldü, milyonlarcası etkilendi.”

Doğru.

Fakat atomun parçalanması fizikten tıbba birçok alanda yeniliklerin önünü açtı. Belki bu vesile ile daha milyonlarcasının hayatını kurtardı ve kurtaracak bu keşif.

Bu önermeler yüzlercesiyle örnekle sürüp giderken en sonunda “bıçak ve doktor/katil” le finalde tatlıya bağlanır.

Ancak iş yaşamında olay biraz karmaşık. Üzerine bir anket veya araştırma yazısı bulamadım ama son bir yılda etrafımdaki insanlara ara ara sordum; “ışık hızında hareket edebilseydin hayatında neler değişirdi?”

Bir yerden bir yere daha hızlı gideceğim için dünyanın her yerini görürdüm gibi ucu hızlı tüketim ve tatminsizliğe çıkan 8-10 farklı cevap geldi. Benim yorumum sorulduğunda ise cevabım; “daha çok çalışırım” oldu.

Neden?

Hızlı hareket edebileceğim için daha çok toplantı yapardım.

Daha çok müşteri ziyareti ve iş seyahatine çıkardım.

Dünyadaki bütün konferanslara önemli etkinliklere giderdim.

Psikolojik olarak zaman arttırdığımı düşünerek daha fazla sosyal kulüp üyesi olurdum.

En nihayetinde aileme zaman ayıramaz duruma gelip bugünkünden farklı olmazdım.

Tabii ki bu cevapları bütün yoğun çalışanlar için veriyorum.

Belki de yavaşlık bizi tutup hayata bağlıyor!

Hızlandıkça yıpranıyoruz.

Eric Fromm Özgürlük Korkusu kitabında “orta çağda köleler bugünün insanından daha az çalışıyordu” deyince sarsılmıştım. Düşününce hakikaten öyle.

Bunda dijitalleşmenin payı yadsınamaz.

Mesela eskiden “iş telefonu” sınırlayıcı bir şeydi. İnsanlar muhatabının ev telefonunu bilse bile aramaya cesaret etmezdi.  Cep telefonundan akşam veya hafta sonu sınırlamaları geçerliydi. Şimdiyse online olmak var ve her an mesai halindesiniz. Akşam yatmak üzereyken yarının gündemi ile ilgili gelen bir e-posta sizi uykunuzdan edebilir veya çalıştırabilir.

Onlarca noktadan gelen tacize onlarca noktayı taciz ederek tepki gösterebiliyoruz.

Kısaca şaşırtıcı düzeyde daha fazla çalışıyor, normalleştirici düzeyde kanıksıyor ve kolaylaştırıcı araçlarımızın esiri oluyoruz.

Bu duruma yönelik internette onlarca öneri var bir tanesi bana yeterli geliyor:

Her zaman çevrimiçi olmayalım yeter…

Yazar:

Empatik İnsan Kaynakları İnsan Kaynakları Yöneticisi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir