#blog#akademi #usmed

Medya ve Dil

Bilindiği üzere medya herkes tarafından dördüncü güç olarak bilinir. Ama artık medya; siyasette, hukukta, ekonomide, toplumu algı yönetiminde tek başına tek kuvvet olma yolunda ilerliyor. Medyanın en büyük ve en kuvvetli gücü tabii ki dildir. Dil, bu manada hem güç hem de tehlikedir aslında. Dil, hızlı ilerleyen ve değişkenlik gösterir. Dünya dillerinin hepsinde küreselleşmeye bağlı olarak bozulmalar, öz niteliklerini kaybetme gibi değişimler olmaktadır ancak bunun şiddetinin ne olacağı önemlidir.

Aslında dil, dinamik bir sistem olduğu için, kendi içindeki yeni oluşumlara ve yabancı dillerle etkileşimlere her zaman açıktır. Önemli olan, onun bu dinamik yapısına yön vermek, dizginleri bırakmamak ve bir dil anarşisine meydan vermemektir. Bu da ancak, farklı sahalarda uzmanlaşmış insanlardan oluşan heyetlerin belirli yayınlarla medyaya, akademisyenlere ve diğer önemli gruplara yön vermesiyle gerçekleşir.Medyanın dil oyunlarıyla zihinleri yönlendirdiği bir gerçektir. Meselâ, hükümet taraftan bir yayın organında, bir hükümet yetkilisi “beyanatta bulunur”, “söyler” veya “ifade eder”; fakat muhalefet yetkilileri “öne sürer” veya “iddia ederler.”

Çoğu kitle iletişim araçlarının gözlerimizin içine baka baka gerçekleri saptırmasına alıştık artık. Bir konu hakkında 50 kişiyle röportaj yapıp, bunlardan işlerine gelen 20 tanesini arka arkaya sıralayarak, aralarına da en seviyesizinden birkaç tane muhalif fikri serpiştirmeleri, muhatapların zekâ seviyeleriyle alay etmekten başka bir şey değildir. Zaten çoğu zaman, “sokaktaki adam” gibi tabirlerle zımnen aşağılanan halkımız, nezakete riayet ederek gerekli tepkileri göstermedikçe, medyanın bu tavrı devam edecektir.

Dil, dediğimiz gibi hem güç hem de tehlikelidir. Özellikle sosyal medya üzerinden kurumlar, yetkililer, açıklama yaparken sade ve öz bir dil kullanmalılar. Açıklama yapmadan öncede yanlış anlaşılmalara meyil vermemek ve krize sebep olmamak gereklidir. Bu yüzden halkla her an ilişkisi bulunan medyanın kullandığı dile dikkat etmesi gerekir.

Bu anlamda dil bazen sosyal medyada krize sebep olabiliyor. Dili asla medya ile bağımsız düşünemeyiz. Dil sosyal medyanın temel yapı taşıdır. Anlatmak istediğimizi, aktarmak istediğimizi doğru bir şekilde yapamadığımız takdirde krizlere sebep olabiliyor.

Örneğin : “Onur Air” krizi

onur air krizi analiz - sosyal medya krizi
Sosyal medyada yapılan paylaşımlar ve sosyal medya dili, takipçilerinizin size karşı olumlu ya da olumsuz tavır geliştirmesi için en kolay platformdur. Sosyal medya uzmanlarının müşteriyi anlayan kişiler olması gerektiği de bir başka önemli konu. Hiçbir kriz sosyal medyadaki kadar çabuk gelişemez… Sosyal kriz olgusu en tehlikeli olanıdır. İtibar yönetiminin hususları; şeffaf, dürüst, hızlı olmaktır. Tüm paylaşımların tutarlı olmasını sağlamak, kalabalığın sesine kulak vermek, krizi sakince yürütmek en akıllıca çözümlerdir.

Yazar:

05 Temmuz 1991 Kırşehir – Kaman doğumluyum. İlk ve Ortaöğretimi Ankara Ahmet Hızal İÖO, Lise öğrenimini Başkent Lisesi’nde tamamladım. Lisans öğrenimini ise Afyon Kocatepe Üniversite Fen Edebiyat Fakültesi – Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümünü Pedagojik Formasyon alarak bitirdim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir