#blog#akademi #usmed

Ya Beşir Fuad’ın Facebook’u olsaydı?

Beşir Fuad Tanzimat döneminden bir isim. Türk edebiyatının ilk denemecisi gibi sıfatlarla anılan Fuad materyalist bir dünya görüşüne sahip. 1887 yılında henüz 35 yaşında iken bileklerini keserek intihar ediyor. İntihar ediş anlarında yaşadıklarını da not alan ve okurlarıyla paylaşan Fuad arkasından bir intihar salgını başlatıyor.

Bu salgın o denli büyüyor ki ölümünden 45 gün sonra gazetelerin intihar haberleri vermesi yasaklanıyor ve ilgili yasak yaklaşık 6 ay sürüyor.

Beşir Fuad’ı ölümünden 129 yıl sonra akla getiren ise sosyal medya.

Olaya daha somut yaklaşmak için şöyle bakalım: “Eğer Beşir Fuad’ın bir Facebook hesabı olsaydı ve son notlarını bu hesaptan paylaşsaydı aynı salgın durdurulabilir miydi ?” Farz edelim ki benzer şekilde bir süre sonra Facebook yasaklandı. Bu salgını durdurabilir miydi? Yoksa başka siteler üzerinden ilgili metinler, görseller yayılmaya devam mı ederdi? Muhtemelen bir değil yüzlerce sitenin kapatılması bile çözüm olmayacaktı. Peki, durdurulabilecek miydi? Kim bilir!

Geçtiğimiz günlerde Avataria isimli oyunla çocukların cinsel istismarı konusunda büyük bir şok yaşayan internet kullanıcılarının intihar konusunda da benzer şok yaşamaması için yeni bir Beşir Fuad ihtimalini de düşünmesinde fayda var. İnternet henüz büyük ölçüde bir intihar salgınıyla karşılaşmadı. Fakat bu olmayacağı anlamına da gelmiyor. Bir terör örgütü de kurgu dijital içerikler üreterek hedeflediği kitlede intihar salgını oluşturabilir. Geçtiğimiz yıllarda intihar eden Mehmet Pişkin’in intihar videosundaki beğeni (like) sayısının beğenmeme ( dislike ) sayısından fazla olduğunu da dikkate alarak bu konuya yaklaşmakta fayda var.

Peki, buna karşı ne yapılabilir?

Tam olarak çözüm olmasa da sosyal ağların attığı bazı adımlar var. Örneğin Tumblr intihar ile ilgili bir arama yapıldığında “Zor zamanlar mı geçiriyorsun? Eğer beslenme düzensizliği, depresyon, kendine zarar verme ya da intihar düşünceleriyle boğuşuyorsan veya yalnızca konuşacak birine ihtiyacın varsa, lütfen danışmanlarımıza ulaş. Sana yardımcı olmaya hazırlar ve aramanı bekliyorlar. Danışmanlarımızın hizmet verdiği alanların bir listesini aşağıda bulabilirsin.
Eğer sen ya da tanıdığın biri tehlike altındaysa, lütfen yerel ‘acil durum’ hattını ara ya da hemen en yakın acil servise git.” gibi sayfa ile kullanıcıları karşılıyor.

Benzer şekilde LiveJournal, Rachelle Waterman isimli üyesinin annesini öldürmesi ve bu cinayete giden yolu günlüğünde paylaşmasının ardından katı önlemler alıp en çok konuşulan konular bölümünde intihar gibi bazı başlıklara yer vermemeye başlamıştı. Fakat bu uygulama 2008 yılında sosyal ağın el değiştirmesiyle sona erdirildi.

Facebook’ta “İntihar Niyeti Taşıyan İçeriği Bildirme” formu ile içeriği bildirmeye olanak veriyor. Fakat bu forma ulaşmak yerine her gönderinin sağ üst köşesinde yer alan kutucuğa da ilgili bölüm eklenebilir. Muhtemelen bu haliyle kimse görmeyecektir. Benzer şekilde ‘intihar’ gibi aramalarda özellikle 13-15 yaş kullanıcılar için Tumblr’ın kullandığı tarzda yönlendirmelerin olması önemli.
Ayrıca sosyal ağlara bu konuda kullanıcıların baskı yapabilir ve ilgili konuda belli ulaşılabilirlik standartları belirlemesini sağlatabilir.

Sosyal ağların atabileceği bu tarz adımların yanında elbette kullanıcının da bu konudan etkilenen kişilere karşı atabileceği bazı adımlar var. Bunlardan ilki muhtemel bir intihar içeriği ile karşılaşıldığında neler yapılabileceği konusunda özellikle küçük yaş gruplarının bilgilendirilmesi, bunların kurgu şeyler olabileceğinin anlatılması. Bilgisayar aramalarında artan bir “intihar” araması varsa bu durumun tespiti ve ilgili terapilerin yapılması.

Fakat tüm bunların yanında ‘intiharın dijital hali’ konusunda toplumsal bir bilinç oluşması da internetin geleceğinde bizi bekleyen hedefler arasında yer alıyor.

Yazar:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir